
Milliyet Sanat dergisi için yaptığım röportaj
İsimlerini Latince’den aldılar, yıllarca İstanbul’un en gözde mekanlarında sahneye çıktılar. Birbirlerini 12 yıldır tanıyan yedi kişilik grubun ünü dilden dile, kulaktan kulağa öyle yayıldı ki artık albümlü bir grup olmanın zamanı gelmişti. Latincede “ışıklar” anlamına gelen Luxus, “Acayip Şeyler” isimli ilk albümü Yakartop Müzik etiketiyle çıkardı. Müzik ve sahne denildiğinde gözlerinin içi ışıldayan, yerlerinde duramayan bu grubun üyelerinden Alper Bakıner, Ozan Akgöz ve Kamucan Yalçın ile Luxus’un yeni albümünü konuştuk.
İlk sözü grubun beyni, kurucusu ve albümdeki cover şarkıların dışındaki tüm parçaların söz yazarı ve bestecisi Alper Bakıner alıyor. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü öğrencisi olan Alper Bakıner grubun diğer elemanlarıyla aynı okuldan tanışıyorlar. Birbirlerini neredeyse 12 yıldır tanıyan bu ekip, bundan dört yıl önce dört kişilik bir akustik grup olarak İstanbul Araf barda sahne almaya başladı. Sahneye çıktıklarının daha ikinci haftasında Luxus ismi kulaktan kulağa yayılmış ve her çarşamba Araf Bar Luxus’un eğlenceli performansını izlemeye gelenler tarafından tıklım tıklım doldurulmaya başlanmıştı.
ALBÜMSÜZ 350 KONSER VERDİLER
Luxus’un sahnedeki muhteşem performansı diğer mekanların da ilgisini çekti. Grup kısa bir süre sonra Çubuklu Hayal Kahvesi’nde de çalmak üzere bir davet aldı. Alper Bakıner davul olmayan akustik bir grubun Çubuklu Hayal Kahvesi’ne hafif kaçacağını ve dinleyici tarafından iyi karşılanmayacağını düşünerek ekibe bir davul eklemeye karar verdi. Bir hafta içinde bir davulcu bularak provalara başladılar. Luxus’un bugünkü müziğinin temelleri bu konserle atıldı. Çubuklu Hayal Kahvesi’nde bu yedi kişilik kalabalık grubu ve yaptıkları enerji dolu, underground müziğe bayıldı, herkes çılgına döndü. İşte o günden sonra Alper Bakıner’in kafasında Luxus’un gideceği yer, sahnede yapacağı müzik belliydi.
Çubuklu Hayal Kahvesi’nde verdikleri konser Luxus adının duyulmasına önemli katkı sağladı. Luxus artık Bursa, Ankara, Niğde, Muğla gibi illerden teklifler alıyordu. Alper Bakıner o günlerin getirdiği başarıyı şöyle anlatıyor: “Bu konserlerin ardından ismimiz duyuldu. Olimpos’ta akustik ekiple çaldık, daha sonra yine İstanbul’da Balans, Babylon, Shaft gibi mekanlarda dinleyicimizle buluştuk. Geriye dönüp baktığımızda yaklaşık 350 konser verdik. Bu süre içinde izleyici ile olan ilişkimiz de hayli gelişti.”
AMAN SAHNEDEN FARKLI OLMAYALIM
Kamucan Yalçın albümün kayıt sürecinden bahsederken biraz duygulu, biraz sevinçli, karmaşık duygular içinde dökülüyor sözler ağzından. Luxus, albümü pek çok zorluk ve imkansızlıklar içinde kaydetmiş. Grup üyelerinden Ozan Akgöz, üzerine düşen notaları kaydedip hemen kışlanın yolunu tutup askerlik görevini yerine getirmeye koşmuş. Kamucan Yalçın albümü “Dünyanın en güzel albümü olmamış olabilir, sounduyla, kaydıyla, sesin temizliğiyle, ama bizim için dünyanın en içtenlikli albümü oldu” diyerek tanımlıyor.
Alper Bakıner ise müzik hayatında, iş, sahne ve insan ilişkilerinde samimiyetin grup adına anahtar kelime olduğunu söylüyor. Bu albüm de grubun samimi duruşunun yansıması olmuş. Luxus ekibi yaklaşık dokuz ay süren stüdyo kayıt ve düzenleme süresince sahneye çıkmaya devam etmişler. Bu kayıt sürecinde sadece müzik profesyonellerinin yakalayabileceği küçük hataları bile düzeltmek istememişler, albümdeki müziğin sahnedekinden çok farklı olmasını istemediklerini söyleyecek kadar kendinden emin ve rahat grup üyeleri.
ÇALMADAN YAŞAYAMAYIZ!
Luxus’un ilk albümü “Acayip Şeyler” piyasaya çıktıktan sonra grubun hayranlarından büyük bir ilgi gördü. Türk müziğine çok farklı bir soluk getirdiklerini söyleyenler de var, şarkılarını müthiş bulduklarını ve defalarca dinlediklerini söyleyenler de. Alper Bakıner bu düşünceleri büyük bir alçak gönüllükle ve keyifle dinliyor ancak bu iddialı sözlerden uzak durmayı tercih ediyor: “Gerçekten bu iddialarda bulunmuyoruz kendi adımıza, bu söylenenleri gerçekleştirebilirsek mutlu oluruz. Bizim dünyaya karşı daha anarşist bir duruşumuz ve karakterimiz var. Bir insan bile değiştirebiliyorsan bu çok önemlidir. Ama bu amaçla yola çıkmadık, Türk müziğine muhteşem bir zenginlik katmak için de yola çıkmadık. Sadece keyifli bir iş yapmak için yola çıktık. Albümün amacı bize daha büyük kitlelere çalmamızı sağlayacak için bir araç olması. Biz müzik yapmak, çalmak için doğmuş bir grubuz, çalmadan yaşayamayız.”

Luxus grubu üyeleri çok farklı müzik türlerinden beslendiklerini söylüyor. Her türlü müziğe açık olan grup üyelerini en çok etkileyen müzik türü ise bütün dünyayı hızla etkisi altına alan World Music akımı olmuş. Grup üyeleri çeşitli müzik türlerinin yanında sinema, plastik sanatlar, resim, edebiyat ve tiyatro gibi sanat dallarından da yakından ilgileniyor, müziklerine önemli katkı sağladıklarına inanıyorlar. Alper Bakıner heyecanla World Music türünde neler bulduklarını söyle anlatıyor: “World müzik denilen türden çok etkilendik. World müziğin içinde her şeyi bulursunuz, Latin de vardır, Balkan da vardır, Afrika’yı da bulursunuz, rock da vardır. Sahnede çaldıklarımıza baktığınızda o çeşitliliği bulursunuz, bunun arkasından da bu çalınır mı diyebileceğiniz ama bizim tarzımızla kimsenin bunu sormadığı bir çeşit içinde çalıyoruz. Ada Sahilleri’nden sonra Tom Waits arkasından Gogol Bordello çalmamızdan herkes büyük keyif alıyor.”
COVER OLMASA DİNLEYİCİ KIZARDI
Luxus’un Acayip Şeyler albümünde dört cover şarkı yer alıyor. Seksenli yıllarda Müslüm Gürses tarafından yorumlanmış bir Ömer Önder Güney bestesi olan“Yuvasız Kuş”, Tanju Okan’dan bu yana bir çok kez seslendirilen “Neden Saçların Beyazlamış Arkadaş”, Nesimi’nin Haydar Haydar’ı ve şu pek meşhur “Katibim” güzellemesi Üsküdar. Grup üyelerine cover parçaları genel kanı olduğu gibi geniş kitlelere ulaşmanın kolay yolu olduğu için mi albüme koyduklarını soruyoruz. Alper Bakıner sahnede büyük beğeni toplayan bu parçaları albüme almasalardı, dinleyicilerinin hesap soracaklarını söylüyor:
“Biz asla bir parçayı olduğu gibi albüme koymayız ya da sahnede kendi nefesimizi yorumumuzu getirmediğimiz sürece çalmayız. Mesele bizim bir arabesk parçayı alıp, kendimize göre yorumlamak da değil. Bizim yaptığımız o karanlık parçanın içinde bile eğlenceli bir yan bulmak veya keşfedebilmek. O şarkının içindeki paradoksu yakalayabilmek. Farklılığımızı ortaya koyamıyorsak anlamı bizim için o şarkıyı söylemenin bir anlamı yok”
BOĞAZ KÖPRÜSÜ GİBİ BAĞLIYORUZ
Luxus’un hemen isimlerinin altında Oriental Blues diye bir tanım var. Bunun ne ifade ettiğini ise Kamucan Yalçın anlatıyor: “Bu bir müzik kalıbı ya da iddiası değil, bir vaat ve etiketten uzak bir tanım. Parçaları alıp onlara oriental ya da blues elbisesi giydirmek niyeti ya da amacı değil. Bu ifade sadece bir ruh hali, Boğaziçi Köprüsü’nün bağladığı iki farklı kıtanın bizlere getirdiği birçok farklılık ve farklı kültürlülük var. Bunun renkliliğin müziğimize yansımadır bu tanım.”
Grubun solisti Alper Bakıner’in sesinde ve grubun melodilerinde farklı farklı tatlar almak mümkün. Alper Bakıner’in sesine gizlenmiş biraz Yeni Türkü, biraz Ezginin Günlüğü, biraz Grup Yorum, biraz arabesk bulabilirsiniz. Bu tatlar sizi keyifli bir yolculuğa çıkarıyor. Albümün heyecanı sürerken grup üyeleri bir an önce tekrar sahneye çıkacağı ve dinleyicileriyle saatlerce eğlenecekleri keyifli vakit geçirecekleri konserlerin özlemini çekiyorlar. Alper Bakıner bu duyguları şöyle ifade ediyor. “Artık çalıp neşemizi bulmak istiyoruz. Luxus’un çaldığı mekanda dans etmek istiyoruz.”