Taksim Life Dergisi – Haziran 2011 tarihli sayısında yayınlanmıştır.
Önder Kiremitçi – onder.kiremitci@gmail.com
İstanbul’da 1992 yılında Bryan Adams’ın İnönü Stadyumu’ndaki ilk konseriyle başladı her şey. Yıllarca televizyondan hayranlıkla izlediğimiz stat konserlerinde bulduk kendimizi. Ertesi yıllarda ise kimleri ağırlamadı ki İnönü Stadyumu’nun çimleri; Metallica, Michael Jackson, Madonna. 1993’te ise Bon Jovi geldi. En ön sıradan izlediğim konser için bir gece önceden kamp kurmuştuk bile arkadaşlarımızla. Jon Bon Jovi’nin sırtındaki Türk Bayrağı ile sahneye çıkışı daha dün gibi aklımda, oysa tam 18 yıl geçmiş üzerinden. İşte 18 yıllık özlem 8 Temmuz akşamı Türk Telekom Arena’daki konserle son bulacak. Biz Bon Jovi’yi çok özledik, umarım Jon ve arkadaşları da bizi özlemiştir.
Adam olacak çocuk
Bugünkü apaçi saçların uzun modeliyle, ayaklarda sivri burun kovboy çizmeleri ve leopar desenli taytları ya da deri pantolonlarıyla gelip İstanbul’un ortasında gönlümüze taht kurdular. Bon Jovi’nin hikayesi asıl adı John Francis Bongiovi’nin 2 Mart 1962′de New Jersey’de dünyaya gelmesiyle başladı. Kasabanın en iyi gitar hocası Al Parinello’dan 13 yaşındayken ders almaya başladı. Hoca Parinello daha o yıllarda John’un çok yetenekli olduğunu ve dünyaca ünlü bir star olacağını söylüyordu herkese. Eğitimini tamamlayan John, 1980 yılında kuzeni Tony Bongiovi’nin çalıştığı Power Stations kayıt stüdyosunda temizlik işleri yapmaya, kahve getirip götürmeye başladı. Stüdyonun boş olduğu zamanlarda ise kendi bestelerinin demo kayıtlarını yaptı. ABD’de adını duyuran ‘Runaway’ parçasını da bu stüdyoda kaydetti. New Jersey bölgesinde yayın yapan WAPP Radyosu Runaway’i çaldığında dikkat çekti. Şarkı önce New York’ta ardında ise Amerika’nın tamamında listelerin en üst sıralarına yükseldi. Küçük bir sorun vardı, John’un henüz bir grubu yoktu. Hemen arkadaşlarını aradı.
Grup toplanıyor
Lise arkadaşı David Bryan’ı grupta klavye çalması için ikna etti. Sonra New Jersey’deki barlarda izlediği basçı Alec John Such ve davulcu Tico Torres’i gruba kattı. En sonunda ise gitarist Richie Sambora gruba katıldı ve bilinen Bon Jovi kadrosu oluştu. Müzik yapım şirketi Mercury-Poligram ile anlaşma imzalayan grubun ilk albümü Bon Jovi, Ocak 1984′te yayınlandı.
Bu albümden sadece Runaway şarkısı hit oldu, büyük ilgi görmedi. Bunun üzerine grup bir yıl sonra kayanın erime derecesi olan 7800° Fahrenheit isimli albüm piyasa çıkardı. Albümdeki In And Out Love ve Only Lonely parçaları ilgi görse de istenilen başarıyı yakalayamadı. Grubu tüm dünyada tanınmasını sağlayan albüm ise 1986 yılında yayınlanan Slippery When Wet oldu. Bu albümdeki You Give Love a Bad Name, Livin’ on a Prayer, Wanted Dead or Alive ve Never Say Goodbye bugün hala rock klasikleri arasında. Bon Jovi 1987 yılında ise Yılın Rock Grubu, Livin’ on a Prayer ile En İyi Şarkı, En Çok Satan Albüm gibi pek çok ödül kazandı.
Bon Jovi dünyayı salladıkları albümden sadece iki yıl gibi kısa bir zaman sonra ise grubun doğru şehirle aynı adı taşıyan New Jersey albümünü çıkardı. Bu albümden de Bad Medicine, Born To Be My Baby, I’ll Be There There For You, Lay Your Hands On Me ve Living In Sin gibi parçalar rock listelerinde üst sıralara tırmanmayı başardı.
Grupta ayrılık dönemi
Grup dünya turnesi sonrasında yıpranmış, yorulmuştu. Kişisel çatışmalar nedeniyle ekip arasında soğuk rüzgarlar esiyordu. 1984 yılında ilk albümünü çıkaran grup, altı yıl gibi kısa bir zamanda dağılma sürecine girdi. Jon Bon Jovi’nin 1990 yılında Young Guns film müziğini hazırlaması ve kişisel albümü Blaze Of Glory’i çıkarması grubun dağılmasına sebep oldu. 1991 yılında Richie Sambora kendi albümünü yayınladı. Ancak grup üyeleri 1992 yılında yeniden bir araya geldi ve Keep The Faith albümünü çıkardı. Bu geri dönüş albümü beklentilerin çok üzerinde oldu ve albüme adını veren Keep The Faith, Bed Of Roses, In These Arms, I’ll Sleep When I’m Dead, I Believe ve Dry County gibi hit parçalar listelerde yer almayı başardı.
Alec John Such ayrılıyor
1994 yılında ise hit parçaların yer aldığı toplam 15 şarkılık Crossroad albümü de tüm dünyada büyük bir satış başarısı yakaladı. Albümün yayınlanmasından sonra bas gitarist Alec John Such gruptan ayrıldı ve yerine Hugh Mc Donald alındı ancak resmi olarak grubun basçısı ilan edilmedi. Grup yoluna bundan sonra kuruluşunda yer alan dört müzisyenle devam etme kararı aldı. Grubun yeni albümü These Days 1995 yılında Avrupa turnesi devam ederken piyasaya çıktı. These Days müzik eleştirmenlerinden olumlu tepkiler aldı ve grubun en olgun albümü olarak nitelendirildi.
Tekrar solo albümler
1997 yılına gelindiğinde Jon Bon Jovi ve Rithie Sambora ikinci kişisel albümlerini çıkarttılar. Jon Bon Jovi’nin Destination Anywhere albümüyle Avrupa’da En İyi Erkek Sanatçı ödüllerini toplarken, albümdeki Queen of New Orleans, Janie Don’t Take Your Love to Town, Midnight in Chelsea ve Ugly parçaları büyük başarı yakaladı.
Grup beş yıl aradan sonra yeni albümleri Crush için stüdyoya girdi. Albümün çıkış şarkısı It’s My Life albümün de önüne geçti ve dünya listelerinde haftalarca bir numara olarak kaldı. Bugün kimse o albümden başka şarkı hatırlamıyor. Grup 2002 yılında Bounce, 2005 yılında Have a Nice Day, 2007 yılında Lost Highway, 2009 The Circle ve son olarak 2010 yılında ise ikinci best of albümleri Greatest Hits’i yayınladı.
27 yıl 11 albüm 2700 konser
Bon Jovi’nin New Jersey’den 1984 yılında başlayan müzik yolculuğunda 27 yıla 11 albüm 2 bin 600 konser 130 milyon adetten fazla albüm satışı sığdırdı. Grup rock tarihine klasik parçalar hediye etti. Müzik eleştirmenleri tarafından çok fazla dikkate değer görülmese de, yıllarca “Hair Band” kategorisinde anılsalar da, onlar dünya turnelerinin hemen sonrasında girdikleri stüdyoda her iki yılda bir albüm çıkarmayı, üretken olmayı ve sürekliliği sağlamış başarılı bir grup olarak karşımızda dimdik duruyor.
Bundan 18 yıl önce omzunda Türk Bayrağı ile hafızamıza kazınan Jon Bon Jovi’yi tekrar İstanbul’da görmek için günleri sayıyoruz. Gençlik yıllarımızı süsleyen en güzel şarkıları beraber söylemek için tekrar toplanacağız. 18 yıl önceki konseri beraber izlediğim arkadaşlarımdan bazılarıyla yıllar sonra bu konserde tekrar buluşmak için sözleştik. Umarım bir sonraki konser için bir 18 yıl daha beklemeyiz.
Bon Jovi
08 Temmuz 2011
Saat :21:00
Türk Telekom Arena
Bilet Fiyatları: 550 TL – 75 TL arasında
www.biletix.com
Etiketler: bon jovi, taksim life
Temmuz 12, 2011, 10:32 |
seviyoruz kendilerini….